19 Kasım 2012 Pazartesi

Peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV) adına salavat getirmenin faziletleri.

Elfu Elfi Salatin ve Elfu Elfi Selamin Aleyke, ya Resulallah
Salavat, Peygambere bağlılığın, muhabbetin ve teslimiyetin bir ikrarıdır. Bunun devamı gelmelidir. Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerden anlaşıldığına göre Peygamberimize Salavat-ı Şerife getirmenin bir çok faydası vardır. Salavat getirmenin faziletlerini şöyle sıralayabiliriz. 

1-"Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salavat getirirler. Ey müminler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Allah ve Resulünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır. " Ahzab suresi, 56-57.

Bu ayeti kerimeye göre Allah'ın emrine itaattir.

2-Salavat, günahların affına vesiledir.

3-Peygamberimiz(s.a.v)'e yakın olmanın en güzel ve en kolay yoludur.

4-Peygamberimiz de kendisine salavat getirene mukabelede bulunur.

5-Her salavat getirenin ismi Peygamberimize arz edilir.

6-Salavat okuyan kimse, Allah ve Resulünün muhabbetini diğer muhabbetlere tercih eder. Onun ahlakı ile ahlaklanmada seviye alır, kötü ahlaktan kurtulur, fazilete erer.

7-Allah'ın rahmetinin üzerine inmesine vesile olur.

8-Salavat, unutulan bir sözün hatırlanmasına vesile olur.

9-Salavat, duanın kabulüne vesiledir.

10-Yine salavat, kıyametin o zor günde, arşın gölgesinde gölgelenmeye vesiledir. 

Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur: Kıyamet gününde üç kişi, Allah'ın arşının gölgesinde gölgelenir:

1-Üzüntülü kişinin sıkıntısını teselli eden kişi, 
2-Benim sünnetimi ihya eden kimse, 
3-Benim üzerime çok çok salavat eden kimse, 

Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor: ""Dua ile sema arasında bir engel vardır.Üzerime salavat getirilince engel açılır, DUA YERİNE ULAŞIR."

""Üzerime bir günde bin defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez."

""Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır."

""Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa, Allah Teala, onun namazını kabul buyurur. Onun bu namazını Adem'e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.O makamdan bir melek şöyle seslenir: -Artık dileğin neyse dile, her dileğin yerine getirilecektir."

"Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der: -Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım: -Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah'tan rahmet ve bereket diliyorum."

""Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife sebebi ile onun sıkıntılarını, kederlerini giderir, rızkını çoğaltır, Allah'ın yardımı ile muradına nail olur."

""Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir."

Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor: ""İsmimi duyunca salavat getirmeyen insanların en cimrisidir." 

"Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir." 

"Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır." 

"Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir." 

"Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır." 

"Adımı duyunca salavat getirmeyen, yüzü koyun sürünsün." 

"Üç kişi yüzümü göremeyecektir.Ana babasına isyan eden, sünnetimi terk eden, üzerime salavat getirmeyen." 

"Adımı işitip te salavat getirmeyen, sonu mutsuz kimsesizdir."

"Cuma günü ve geceleri üzerime yüz defa salavat getirenin Allah Teala otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder."

"Sırat üzerinde kalmış hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-ı şerife gelip bu durumdan onu kurtardı."

"Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz."

"Cuma günü üzerime seksen defa salavat getirenin seksen senelik günahı affolunur."

"Karşılaşan iki mü'min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır."

"Üzerime yüz defa salavat getirene, Allah(c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar.İştiyakla daha fazla getiren için kıyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim."

"Üzerime salavat getirirseniz, Allah ta sizin üzerinize salavat getirir."

"Cuma günü kim bana seksen kere salat getirirse seksen yıllık günahı bağışlanır.Kim de günde beş yüz defa bana salavat getirirse asla kimseye muhtaç olmaz."

"Muhammed isminin anıldığı yerde, işten kimse hemen kendine gelip baş parmağı ile yanındaki parmağını gözlerine sürüp üzerinde gezdirirse, artık o kimse hiç göz ağrısı görmez, onun gözlerine zarar gelmez."

"Eğer kalplerin öldüğü gün kalbinin ölmesini istemiyorsan, bir günde on defa şu ilahi isimleri oku: "Ya Hayyu ya Kayyum" Sonra hiç yorulmadan bana her gün salavat getir."

Hazreti Aişe(r.anha) validemiz şöyle buyuruyorlar: "-Bir hacet gidermenin anahtarı, hacet arz etmeden önce sunulan hediyedir." Sözlerine devam ederek: "Allah'a hamd ü senada bulunarak O'nun rızasını almış oluruz. Efendimiz(s.a.v)'e salat ve selamda bulunursak o hacetin gerçekleşmesinde, Allah katında bizlere şefaat ve yardımını sağlamış oluruz.

Zira Hakk Teala Kitabı'nda şöyle buyururyor: "Allah'a yaklaşmak için vesileler arayın." Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar: "-Büyük veli Aliyyül Havass'ın şöyle konuştuğunu duymuştum": "Allah'tan bir şey isteyeceğiniz zaman,Allah Resulü(s.a.v.)'in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz": "Ey Allah'ım! Sevgili Peygamber'in Muhammed Mustafa(s.a.v.) hürmetine senden şunu isterim." Şeklinde dileğinizi arz ediniz. Çünkü Allah'ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (s.a.v.)'e bildirir ve O'na: "Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir." der. Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez."

Peygamber (s.a.v.)'e salat getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar. Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz. Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur. Hazreti Peygamber'in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için mübarek salavat-ı şerifeler iştiyakla çokça okunmalıdır.Emeği az,derecesi çok yücedir. Dileği olan bir kimse ihlaslı kalp ile Resulü Ekrem(s.a.v.)'in üzerine 1000 defa salat ü selam getirirse, Allah onun dileğini yerine getirir.

Allah bu yazıyı paylaşmamda emeği olan kişiden razı olsun.

15 Kasım 2012 Perşembe

Hicri Yılbaşı ve Duası.

Selam Aleyküm kardeşlerim;


Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiulevvel ayının 12. Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının 1. günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların yılbaşı gecesidir.

Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhicce ayının son günü ve Muharrem ayının birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.

İslamiyet’ten önce Araplar, Muharrem ayında savaşmak isteyince, o yıl Muharrem ayının ismini, sonraki aya koyarlar, sonraki ayın ismini, Muharrem ayına takarlardı. Böylece, haram ay, Muharrem ayından bir sonraki ay olurdu.

(Bir ayın haramlığını başka aya geciktirmek, ancak kâfirliği arttırır. Kâfirler, böylece sapıtıyorlar. Onlar, Allah’ın haram kıldığı ayların sayılarını denk getirmek için, haram ayı bir yıl helal edip, başka yıl onu yine haram ederler. Böylece, Allah’ın haram kıldığını helal kılmaya çalışırlar) mealindeki Tevbe suresinin 37. âyet-i kerimesi geldi, ayların yerlerini değiştirmeyi yasak etti.

Kur’an-ı kerimde bildirilen ve dinde kullanılan Arabî ayların bir yılı, bir güneş yılından on gün kısadır. Hicri kameri aylar, hicri şemsi ve miladi aylara göre, on gün önce gelmektedir. Bunun için Müslümanların mübarek günleri veya geceleri, şemsi yıllara göre, her yıl on gün önce olur, çünkü mübarek günler, güneş aylarına göre değil, kameri aylara göre yapılır. Dinimiz böyle emretmektedir.

İslamiyet’te, güneş yılının ayları içinde sayılı bir mübarek gün yoktur. Doğum günü ve mübarek geceler, hicri yıl ile kutlanır. Bütün ibadetlerde ve dini faaliyetlerde kameri aylar esas alınır. Hac, oruç, kurban ve bayram günleri, kameri aylara göre tespit edilir. Haccı Allahü teâlânın bildirdiği Zilhicce ayında yapmayıp da, miladi bir ayda, mesela Ocak ayında yapmak; orucu Ramazan ayında değil de, Şubat ayında tutmak, dini değiştirmek olur. Bütün mübarek geceler de kameri aylara göre tespit edilir.

Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, bu gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Bu geceleri başka günlere almak dini değiştirmek olur. Allahü teâlâ, bu gecelerde yapılan dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir.

Kıymet verilen dört aydan biriMuharrem ayının, Zilkade, Zilhicce ve Receble beraber Kur'an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biri olduğu bildirilmektedir. (Tevbe 36) Birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma'dır.)[Deylemi]

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim]

(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut, çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır.

Yılbaşı duası
Sual:
 Aşağıda bildirilen duayı hicri yılbaşında okumakta mahzur var mıdır?
CEVAPDua okumanın mahzuru olmaz. Bu duada, Allahü teâlâya hamd edilmekte, Peygamber efendimize, Eshabına ve Ehl-i beytine salat ve selam getirilmekte, yeni sene boyunca, şeytanın ve nefsimizin şerrinden Allahü teâlâya sığınılmaktadır. Duanın Latin harfleriyle yazılışı şöyledir:
(Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme entel-ebediyyü'l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün. Es'elüke fîhe'l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.)